Bugüne bir bakış…

Merhabalar…

Önce blogspot adresindeydim. Sonra blogspotlara erişim engellendi. Hiç kimse bu duruma bir anlam veremedi, protesto ettik ama elimize bir şey geçmedi. Bu durum canımızı epey sıktı ama bir yandan da blogu başka adrese taşıma fikirleri belirginleşti. Bahanesi olsun diyip bir de domain satın alınca sonunda yazar anne oldum ve wordpress’deyim ben de birçok sansür maduru blogcu gibi. Yazılarımı güncellemeye devam ediyorum ama hala eski yazıları buraya geçirmekle meşgulüm. Aslında bayadır da oturamadım blogun başına. Bu taşınma işi biraz hevesimi kaçırdı. Taşınmanın en iyi yanı artık yazaranne kimliğiyle sizlerin karşısına çıkıyor olmam. Yazar anne tabirini kullanmamın sebebi gerçek anlamıyla kendimi yazar kabul etmemden değil; kendimi bildim bileli yazıyor olmamdan. Yazar kasa der gibi hani 🙂 Yıllarca, ciltlerde günlüklerim oldu. Sonra hatıra defterlerim, etrafa saçılmış sayfalarca yazı içeren A4’ler. Eğer bir lakabım olacaksa bu kesinlikle yazaranne olmalı dedim. Çünkü ben yazarım. Şimdi de bebek sahibi olan ve bu konudaki deneyimlerini paylaşmak isteyen bir yazar anneyim. Selam olsun herkese…

Reklamlar

Günlüğümden notlar..

 Kendimi bildim bileli günlük tutarım. Önce çocukluk anılarım, ergenlik, ilk aşk derken evlendikten sonra pek de yazmaz oldum. Son zamanlarda tarihe not düşmek adına küçük notlar tutarak devam ettim yazma serüvenime. Çok da okunası, takip edilesi bir hayatım olduğunu düşünmüyorum aslında. Bu siteyi açmaktaki amacım da anılarımdan bahsetmek değil zaten.

Hamileliğimle birlikte başlayan keyifli ama uzun bir dönemi doğum ve bebeğimize bakma süreci takip etti. Bu dönemde karşılaştığım soru işaretlerini yanıtlamak adına vaktimi araştırma yapmaya adadım, bu sayede çok değerli bilgilere ve kişilere ulaştım. Burada bu araştırmaları ve genel olarak yaşadıklarımı paylaşmak istedim. Anne ve bebek sağlığı ile ilgili bazı görüşler yıldan yıla değil, bazen birkaç ayda bile değişebiliyor. Doğumdan sonraki birkaç günde yaşadıklarım buna çok iyi örnektir. ” Hayır anne bebeğin altını pudralamıyoruz, pudra ciğerlerinde birikip zarar verebiliyormuş, onun yerine yağ veya krem süreceğiz. Hayır bebeğin memeleri yeni doğduğunda anneden geçen hormonlar yüzünden şiş oluyor, onları ovmayacağız, kendi kendine geçecek. Hayır bebeğin elleri dolaşım sisteminden dolayı soğuk oluyor, üşüdüğünden değil, üstündeki kıyafetler onun için yeterli ve evet sütüm yetiyor, evet bebek emiyor, evet sütüm yetiyor, evet yetiyor… ” Tabi bir bebeği kitaptan büyütmenin de mümkün olmadığını biliyorum. Bu konuda annenin en büyük yardımcısı ise bebekler oluyor. Benim tıkandığım çok noktada oğlum yol göstermiştir. Ama bu bilince sahip olmak için bile araştırma yapmam gerekti.

Günlüğümden notlarla başlıyorum yazılarıma. Kendimi bildim bileli yazarım dedim ya, işte yazar kelimesi oradan geldi. Eee anne olunca da yazdığım çoğu şey bununla ilgili olduğundan yazar anne dedim kendime. 

01.01.2010 Çift çizgi ve artık hayatımız değişiyor, öncelikle sigarayı bırakıyorum.
Medikal bir şirkette bölge sorumlusu olarak çalışıyorum. Bölge sorumlusuyum evet, ama bölgede çalışan tek kişi de ben olduğum için kendimden sorumluyum. “Bu iş böyle olmaz, 4 yıldır evliyim, yakında çocuk yapacağım, yanıma birini almamız gerek ki işler aksamasın,” dedim; yanıma birini aldık işe. Patron aşık oldu bak şu işe. Sonra “birini daha alalım garanti olsun,” dedim. Birini daha aldık, garanti olduk, 3 kişilik minik bir ekip kurduk.

Bu benim ikinci hamileliğim. İlkinde acı bir deneyim yaşadık ama çabucak da üstesinden geldik, kısmet dedik.