İşte buna lohusa bunalımı denir !

 

Bebeğimizle eve geldikten sonraki ilk günler, aslında tam olarak doktor kontrolüne gidene kadar geçen 5 gün biraz zor geçti. Bebeğimin hiçbir zorluğu yoktu. Benim psikolojimdi dağılan.

Öncelikle sürekli aynı şeyleri yapıyor ve yapacak olmak bunalıma itti beni. Sonra evin kalabalığı bunalttı beni. Herkes bana yardım etmeye çalışıyor, ne istersem yapıyorlardı ama benim iyi hissememe yetmiyordu bunlar. Sürekli ağama krizleri geliyordu. Bunun ilki evdeki ilk gecemizde patladı. Bebeğin altını değiştiriyorduk. Tam o sırada oğlan kustu ve kustuğunu da burnundan aspire etti. Birden nefes alamadı ve morarır gibi oldu. Odanın çok kalabalık olması, hatta Ankara’daki babanneme online yayın yapmamız da cabası. Oğlanı kaptığım gibi ters çevirdim ve sırtına vurdum. Neyse ki hemen toparladı ama o gece eşim de ben de ne kadar büyük bir sorumluluk altında olduğumuzu çok iyi anladık ve ikimizin de üstüne bir karamsarlık çöktü. Ya ona iyi bakamazsak ???

İlk doktor kontrolünde ağlak ve berbat bir halde çıktım insan içine. Oğlan da doğum kilosuna ulaşamamıştı daha. Öyle çok emmişti ki kesin ulaşmıştır diye düşünmüştük biz. Doktor “OLABİLİR” dedi. Benim ağlamalarıma da ” NORMAL ” dedi, tabi sütümün bu durumdan etkilenebileceğini söyledi. Ama etkilense bile ben düzelince sütümün de düzeleceğini, bunun kalıcı bir sorun oluşturmayacağını söyledi. Bu beni biraz rahatlattı. Sonra annemle dertleştik, oradan alışveriş merkezine gidip yemek yedik. Oğlanı 5 günlükken dışarı çıkarmış olduk yani. Onun keyfi yerindeydi tabi, uyudu sürekli.

Bu sıkıntılarımın bir kısmını da bana doğru yöneltilen öneri bombardımanı oluşturuyordu. Oğlan kucağımda odadan bir çıkıyorduk, buyurun size seçmeler… üstüne bir şeyler giydir, uyurken kafasına battaniyeyi ört, her ağladığında emzirme… Benim tek istediğim “aferin, çok iyi bakıyorsun” şeklinde bir yaklaşımdı. Herkes kendi çocuğuna annedir, herkes kendi çocuğunu bilir en iyi. Ben de içimden geldiği gibi davrandım hep. Ama bu önerilerden kaçınmak için de odadan daha az çıkar oldum, bebeği kucağımdan indirmez oldum. 

Bu stresli dönemde yemek yemek de çok zor geldi bana. Zaten minik balık sadece 1 saat izin veriyordu bana, o sırada alelacele tıkıştırıyordum bir şeyleri ağzıma. Bir daha yemek yemekten hiç keyif alamayacağımı düşündüm. Doğumdan sonra eve geldiğimde tartıya çıkıp sadece 4 kilo verdiğimi görmüştüm. Ama bu lohusa bunalımı 8 kilo daha götürdü benden. 6,5 kilo fazlam kaldı.

Bunların hepsinin geçeceğini söyleseler de inanmıyordum ama işte size ilk elden bir bilgi : GEÇİYOR !!!

5 gün geçtikten sonra kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Hatta evin içinde kendi kendime süslenmeye bile başlamıştım. Ağlamalarım da bitti. Çok normaldi bütün bunlar, geçti gitti işte…

Reklamlar