Doktor Kontrolü-7 Ay

Yine bir Ankara ziyareti sonrası, yine ikimiz de hastayız. Bu sefer Tuna öksürmüyor ama burnu akıyor ve hapşuruyor. Aylık kontrolünü de bu hastalığa denk getirip gittik doktorumuza. İşte sorular, işte cevapları…

Hastalık nedir? Boğazı kızarmış, viral bir durum. 
Gece 2-3 kere emmek için uyanıyor, ne yapabiliriz? Akşam öğününü biraz daha doyurucu hale getirebiliriz. Çorbalara başlayabilir. Çok tahıllı muhallebi yiyebilir.
Öğlen öğününde sebze püresini pek sevmiyor. 1 köfte büyüklüğünde kuzu, dana veya hindi eti eklenebilir.
Her bez değişiminde pipisiyle oynuyor, hatta oynamıyor haşin bir şekilde çekiştiriyor. Sorun değil, zarar veremez.
Bende tiroidit çıktı, ilaç kullanıyorum, sorun olur mu? 9. ayda kan tahlilinde bakarız ama bir sorun olmaz.
Yemeklerine baharat koyabilir miyiz? Tarçın, zencefil, kimyon gibi baharatlar konabilir.
Baharat onayını da alır almaz hemen ıhlamur, zencefil, tarçın kaynatıp içirdim hastalığına iyi gelsin diye..

Ankara ziyaretinde Tuna ilk dönüşlerini de yapmaya başladı. Dönmenin tadını alınca durmadan dönüp hepimizin başını döndürüyor..

Doktor Kontrolü 6.Ay

İşte 6. aydaki doktor kontrolümüzden minik notlar:
Yoğurt’a başlayalım mı? 15 gün sonra
Boğazı hala kırmızı mı? Evet, reflüden oluyor.
Tencere yemeklerinden denetmeli miyiz? 9. ayda başlayalım, daha erken.
Diş ??? Çok yakında çıkacak
Ek gıdaya geçtik, hala demir vermeye devam edecek miyiz? Evet
Kahvaltıya ne zaman geçelim? 7. ayda
Pipisiyle oynuyor? Merak etmeyin, kendine zarar vermez.
Bezsiz bebek??? Zorlamayın, erken tuvalet eğitimi daha sonra yeniden altına kaçırmalara sebep olabiliyor.

Doktor Kontrolü ve Sevgililer Günü

Sevgililer gününde doktor kontrolüne gittik biz. Oğlum da ilk sevgililer günü hediyesini doktoruna vermiş oldu bir adet kırmızı gül alarak.

İşte doktor görüşmesinin özetleri:
– Artık oturtabiliriz
– Hastalık tamamen geçmiş mi diye sorduk, ciğerlerinde sorun yokmuş, boğazı biraz kızarıkmış ama reflüden de olabilirmiş.
– Bazı geceler kabus görüp ağlayarak uyanıyor, zor ayılıyor. Buna da olabilir dedi doktorumuz.
– Ek gıdaya henüz başlamaya gerek yok. Kilo alımı yeterli. Eğer ek gıda verirsek aldığı anne sütü miktarını azaltır, buna gerek yok.
– Dişini kaşısın diye file içinde meyve verelim mi? Olabilir ama meyve tatlı geleceğinden bundan sonra vereceğimiz ek gıdaları reddetme olasılığı var.
– Dişlerde sertlik var ama çok yakında gelecek gibi değil. Ara ara ağrı yapabilir.
– Odasını ayırma vakti geldi artık.

Aşımızı da olup ailecek sevgililer gününü kutlamaya yemeğe gittik.

Doktor Kontrolü, 4.Ay

Burun Kanaması: Geçen sabah burnu kanadı. Yatakta 2. memeyi emdikten sonra mıkırdanıyordu, tam da bu sırada bir baktım dudağına doğru bir kan akıyor. Islak mendil ile sildik, başını aşağı eğdim. O sırada hemen bir google search yapıp kılcal damarın çatlamasından kaynaklı olabileceğini öğrendik. Soğuk pres yapılmalı, burun sıkılmalı, baş aşağı eğilmeliymiş böyle bir durumda. Yani içgüdülerim yine doğru çalışmış. Tabi canım eskiden google mı vardı? Bütün bu yararlı bilgiler fabrika ayarlarımızda var zaten. Doktora sorduk yine de neden olur diye, burun içinde kuruluk olmasına bağladı ve burnun içini nemlendiren bir solüsyon kullanmamızı önerdi. Araştırdım, ikna oldum ve kullandım.

Kulak arkasındaki tahriş: Sık rastlanılan bir durummuş, iyi kurula dedi.

Mama sandalyesi: Henüz oturtma dedi. Ancak arkaya doğru yaslanabilen bir modelse olur, dik oturması için henüz erken dedi.

Gündüz uykudan önce ağlama: Son günlerde yeni bir adetimiz var, gündüz uykularına geçmeden önce ağlıyor. Işık, gürültü olasılıklarını eledim, sallamak ve emzik de çözmedi durumu. Acaba aç mı diye bir düşünce belirdi bir arkadaşımla konuşurken. Doktor da onayladı bu durumu. Uyumadan önce de emzir gerekirse dedi. Halbuki biz EASY* şeklinde bir düzen kurmuştuk. Böyle yapınca kafası karışır mı acaba? Yine de ağlaması kesilecekse denemekte fayda var.

Diş: Hafif kabarmış ama hemen gelecek de diyemezmişiz. Bazen bu şekilde kabarık kalabiliyormuş uzun süre. Huzursuzlukları bundan da olabilirmiş.

Her şey yolundaydı, aşılarımızı olduk, döndük eve.
* EASY: Eating (Beslenme)-Activity (Oyun)-Sleeping (Uyku)-Your time (keyfinize bakın) Tracy Hogg’un kitabında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz..

50 gr şeker yükleme testi

50 gr şeker yükleme testi yaptırdım. Olayı şöyle özetleyeyim, kadın doğumcunun tercihine göre bir seferde önce 50 gr, sonra da 100 gr şeker yükleme testleri yaptırılabiliyor. Bazı doktorlarsa önce sadece 50 gr şeker yüklemeyi isteyip onun sonucuna göre 100 gr’a bakmayı öneriyorlar. Benim doktorum bu ikinci seçeneği tercih edenlerdendi. 1 su bardağına 50 gr şeker koydular gittiğim laboratuvarda. Mümkün olan en kısa sürede bunu için dediler, ben de bir dikişte içtim. Birçok kişiden bunun çok zor olduğunu duymuştum ama benim çok hoşuma gittiğini söyleyebilirim. Ne de olsa bu sıralar tatlıya karşı ayrı bir düşkünlüğüm var. Laboratuvar bağdat caddesindeydi, ben de 1 saat bekleme süresinde caddede gezerim diye düşünürken laboratuvar görevlisi bu 1 saatlik bekleme süresinde hiç hareket etmemem gerektiğini söyleyerek beni hüsrana uğrattı. Ben de o civarda oturan bir arkadaşımı çağırdım, beraberce bekledik vücudumun 50 gr şekeri yakmasını. Sonra yine kan verdim. Sonucu da beklenenden daha yüksek çıkmıştı. Şimdi tam değeri hatırlamıyorum ama üst sınırı birazcık geçmişti. Doktor 100 gr şeker yükleme testini de istedi ve şeker tüketimine biraz dikkat etmem gerektiğini söyledi. 100 gr şeker yükleme testiniyse aslında daha rahat geçirdim ama bu sefer içilen sıvı genzimi ve yemek borumu epeyce yaktı. İnsanın tatlıdan yanması da çok garip bir hismiş. Ama neyse ki etkisi çabuk geçti. O anda bu içtiğimin son şekerli şey olabileceğini düşündüm. Testin sonucu, endişelenecek bir durum olmadığını gösteriyordu. Bu arada bu test  yaklaşık 4 saat sürüyor. Saat başı gidip kan veriyorsun. Bu testin sonucu da temiz çıktı ve rahat bir nefes aldık…

Detaylı Ultrason ve Güzel Haberler…

Detaylı ultrason önemli bir tarama yöntemi benim için. Daha önce ikili testten bahsederken de konusu geçmişti. Belli yüzdedeki bazı hastalıklar dışında bir çok hastalığı ve anomaliyi belirleyebilen bir inceleme. Bebeğin bilinmeyen dünyasına yolculuk… Fakat gebeliğin ve bebeğin durumuna göre, risk içerip içermediğine bakılarak bu taramayı daha gelişmiş cihazlarla ve daha eğitimli gözlerle bir perinatoloğun yapması gerekebilir. Bu konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Detaylı ultrason, bebeğin organ gelişiminin tamamlandığı gebeliğin 19-23. haftalarında, genellikle gebeliği takip eden doktor tarafından uygulanan bir incelemedir. Bebeğin iç organlarıyla ilgili detaylı bilgi verilen bu incelemede ayrıca olası doğumsal kusurlar da taranır. Herhangi bir anomaliyi işaret eden bir durum saptandığında da daha detaylı inceleme için perinatoloji uzmanlığı yapmış  kadın doğum hekimlerine yönlendirilir.

İlk gebeliğimde detaylı ultrason için bir radyoloğa yönlendirmişti beni doktorum. Radyoloji bölümündeki ultrason cihazı daha gelişmiş olduğundan bebeğin bütün iç organları incelenebilecekti böylece. İncelemeden sonra bebeğin ayak bileğinde bir eğrilikten şüphelendiler, daha sonra ileri inceleme için perinatoloğa yönlendirdiler. Atıl Yüksel’i bu dönemde bulmuştum. İsmi duyulmuş bir perinatologdu. İki detaylı ultrason incelemesi arasında 3 gün geçmiş olmasına rağmen bebeğin iç organlarıyla ilgili elde ettiğimiz veriler çok şaşırtıcı oldu benim için. Hemen hemen bütün iç organları trizomi 18 bulgusuyla paralel belirtiler gösteriyordu. Bunları önceki ultrasonda nasıl da görememişlerdi? Atıl Yüksel “bu kadar detaylı bir inceleme pahalı bir yöntemdir ve bütün hastalara uygulanması maddi açıdan da perinatolog azlığı açısından da mümkün değildir. Benim bu gördüklerimi herkes göremez zaten” diyerek konuya açıklık getirdi. Zamanında çok sinirlenmiştim bu duruma. “Neden benim doktorum adam gibi bakamadı, bak doğru düzgün bakınca neler görünebiliyormuş,” diye saydırmıştım ağzıma geleni. Sakinleşince ve üstünden biraz zaman geçince daha iyi anladım durumu. Her doktor aldığı eğitim ve elindeki cihazın özelliği ile her şeyi görebilme sorumluluğunda değildir. Zaten perinatologlar da bu yüzden varlar. Diğer doktorların şüphe ettikleri ama göremedikleri şeyleri görebilmek için. Yine de içinize kurt düşürmek istemem. Herhangi bir anomali olması durumunda rutin kontrol yapan kadın doğum doktorunuzun da farkedebileceği küçük belirtiler mutlaka oluyor.

Bizim detaylı ultrason deneyimimize gelince; Atıl Yüksel’in ağzından “burnu düzgün olacak, bak şimdi elini ağzına götürdü” gibi eğlenceli detaylar duymak çok güzeldi. Normalde pek konuşmayan, kısaca bilgi veren bir doktor ama sanırım benim önceki travmamı rahatlatmak için bu keyifli görüntüleri benimle paylaştı.” Detaylı ultrasonda her zaman kötü haber duyulmaz” demenin bir başka yoluydu belki de. İçim çok rahatlamış bir halde Mothercare’de aldım soluğu. Oğluma ilk alışverişimi yaptım.

Bugün Hıdırellez, bol bol dilek diliyorum. Ama en büyük dileğim oğluma sağlıklı bir şekilde kavuşabilmek

17. hafta, bir oğlumuz olacak.

Dün bir oğlumuz olacağını öğrendik. Ultrasondaki görüntüyü yorumlamak için tıp okumaya bile gerek yoktu. Çok açık ve net bir şekilde ortadaydı her şey. Hatta eşimle doktor arasında öyle bir muhabbet oldu ki “isterseniz ben çıkayım siz aranızda konuşun” diyecektim, zor tuttum kendimi. Sonunda bu belirsizliğin aydınlandığına çok sevindik. Hemen ailelere haber verdik, artık bebeğe mavi şeyler almaya başlayabileceklerdi. Ben alışveriş için detaylı ultrasonu bekleyeceğim.

Doktor çok kilo aldığımı söyledi. Tam 7 kilo aldım. Ama bunun 5’ini ilk aylarda, sigara bırakma sebebiyle aldım zaten. Boyum biraz uzun olduğundan da pek belli olmuyor tabi bu kilolar. Ama doktor diyetisyene danışmamı söyleyince işi biraz ciddiye aldım. Haftaya ilk defa bir diyetisyene gideceğim.

Kıyafetlerimle ilgili sorunlarım var. Giyecek hiçbir şey bulamıyorum. Karnım baya büyüdü. Her gün işe gitmeden önce 1 saat dikiliyorum dolabın önünde. Kendim için alışveriş zamanı geldi diyebilirim. Neyse ki bu sene herkes hamile gibi dolaşacak, moda bizden yana.

Hareketlerini iyice hissediyorum oğluşun. Özellikle de tatlı yedikten sonra. Bu sıralar en büyük mutluluğum bu.