İlk dişimiz ve kutlamalar


                                                                Tuna’nın ilk dişi çıktı. Ihlamur içirirken bardağında tık tık diye sesini duydum. Hatta 1 tane değil, ikisi birden gelmiş. Düşündüğümden daha kolay oldu bu diş mevzusu. Dün aşı olmuştu aslında. Hepsi bir arada çok sıkıntı yapabilirdi ama neyse ki sorunsuz geçti. Neredeyse farkına bile varmayacaktık. Elbette bunu bir davetle kutlayalım dedik ve diş buğdayı yaptık Tuna’nın dişleri sağlıklı olsun, kolayca çıksın niyetiyle.

Diş Buğdayının hazırlanışı:

Buğdayı hedik buğdayı ile yaptık. Bol su ile kaynattık, düşündüğümüzden daha kısa sürede pişti ama süresini hatırlamıyorum. Buğday yumuşayıncaya kadar pişirdik diyebilirim. Tadı mısır gibi tatlı oldu. Sonra içine doğradığımız kuru meyveleri koyduk. İncir, üzüm, kayısı, dut gibi. Sonra da kuruyemişleri ekledik. Ceviz, fındık, fıstık, şekerli leblebi, ay çekirdeği, badem. Tadı o kadar güzel oldu ki yemeye doyamadık. Yerken çok fazla çiğnemek gerektiğinden diş konsepti için biçilmiş kaftan oldu bu karışım.

Sonra da sıra Tuna’nın meslek seçmesi ritüeline geldi. Bir tepsiye aşağıdakileri koyduk Tuna içlerinden birini alsın diye:

Steteskop: Doktor
Kalem: Yazar
Mini kitap: Avukat
İlaç: Eczacı
Mouse: Bilgisayar mühendisi
Para: Zengin
Baget: Baterist
Cetvel: Mühendis

Bu ritüelde aslında makas, tarak gibi objeler vardı ama biz günümüze ve ailemizdeki mesleklere göre minik bir değişiklik yaptık ve çok eğlendik.

Tuna neyi mi seçti?… Para…