Çalışmayan Anneye Dair

Bu fotoğrafın benim için anlamı çok büyük. Evet, gooool!

Gol

Tuna doğduğundan beri aktif olarak iş hayatında değilim. Kariyerimin belki de en tatlı yerinde ara verdim bu yükselişe. Nasılsa kaldığım yerden yakalarım derken işler pek düşündüğüm gibi gitmedi ve beş yılımı verdiğim Tüp Bebek Sektörü benim için sona ermiş oldu. Sava’nın hayatımıza gelmeye karar verdiğini öğrendiğim gün, uzun bir süre daha iş hayatına dönemeyeceğimi anlamış oldum.

Geçenlerde Blogcu Anne’nin “Onca sene çocuk bakmak için mi okudun?” yazısını okuyunca benim de bu konuda söyleyeceklerim var, dedim. Bu, aslında yıllardır yaşadığım anlamsız diyaloglara bir cevap niteliği taşıyor. Evet bunca sene okudum, master, doktora derken epey dirsek çürüttüm ve evet şu anda çocuklarıma kendim bakıyorum. Çünkü öyle istiyorum. Onların yavaş yavaş şekillenen kişiliğinde olumlu katkılar sağlayabilmek adına, tez araştırmaları yapar gibi gecelerce okuyorum. Tuna hassas bir çocuk. Bu hassasiyetini dengeleyebilecek, dışa vurmasını ve bundan çekinmemesini sağlayacak birçok bilinçli girişimde bulundum ve şu anda kendine güveni çok yüksek bir çocuk haline geldi. Sava daha 14 aylık olmasına rağmen sinirli bir yapıya sahip. Onun için tehlikeli olan bir şeyi elinden aldığımızda kendini yerlere atacak kadar sinirleniyor. Okuyorum, araştırıyorum ve bu sinirinin karakterine olumsuz bir şekilde yerleşmemesi için nasıl davranmam gerektiğini öğreniyorum.

Evet, belki eleştirel bir gözle söyleyecek olursak tez yazar gibi çocuk büyütüyorum. Fena mı yapıyorum, bunu zaman gösterebilir. Ama bana doğru geleni yapıyorum. İçime sineni. Çocuklarımı ben büyütmeseydim, bir bakıcı bulmam gerekiyordu. Ailevi şartlarımız bunu gerektiriyordu. Ben biliyorum ki bakıcıya bu bilgileri anlatsam bile onun uygulaması zor olacaktı. Çünkü insan annesi değilse bir çocuğu ağlatmayı göze alamıyor. Gerek duymuyor. Sava birçok şeyi benim dışımdaki kimselerden ağlayarak istemeye başladı bile. Üstelik ağladığında istekleri yerine getiriliyor. Ama benimle iletişim kurduğunda ağlamak çok kısa süreli bir yoklama çalışması oluyor sadece. Çabucak sakinleşip durumu kabullenebiliyor.

Peki ben çalışmazken kendimi nasıl hissediyorum acaba? Çocuklarımı kendim büyütmeye karar verirken bu konuda bu kadar çok eleştiri alacağımın farkında değildim elbette. Çünkü ben zor bir karar veriyordum. Onlar için kariyerimi bırakıyor, sosyal hayattan kopuyor ve geri dönmeye hazır olduğumda bana yolun başındaymışım gibi davranacak iş hayatına meydan okuyordum. Bu konuda çok az kişinin beni kararımdan ötürü takdir ettiğini söylemek zorundayım. Hatta son dönemde iş arayışlarına başlamam için baskılar bile olmaya başladı. Yazık onca seneye çünkü. Peki bir senecik daha geç başlayacağım bu kariyer bana gerçekten şu anda kazanacaklarımdan daha çok şey verebilir mi?

Blogcu Anne’nin yazısına yine dönecek olursak, kendisi kaynak vermemiş ama çok önemli bir çalışmadan bahsetmiş.

“Geçenlerde, eğitimli kadınların anne olduktan sonra çalışma hayatından bile isteye çekilmesiyle ilgili bir yazı okudum. Anne olduktan sonra kariyerini noktalayıp/ara verip çocuğuna bakmaya başlayan bunca kadının iş hayatından çekilmesinin ekonomik ve bilişsel kayıp olarak görüldüğünü, halbuki bu eğitimli kadınların çocuklarıyla birebir vakit geçirmelerinin ve onlara annelik yapmasının çok kıymetli olduğunu anlatıyordu yazı… Nerede okuduğumu hatırlamıyorum, bulursam paylaşacağım.”

Birazcık da bu açıdan bakılabilse keşke işlerini çocuklarını büyütmek için bırakan annelere. Evet bunca sene iyi ki okumuşum ve iyi ki çocuklarımı kendim büyütebilme şansına sahibim.

Bunu lütfen çalışan annelere karşı bir yazı olarak yorumlamayın. Bu süreçte hiç çalışmadığım için onlar hakkında tek satır yazacak bilgim ve öngörüm yok. Bu sadece bana yönelmiş yorumlara karşı, bana dair bir savunma yazısı. İçimi döktüm işte. Şimdi tekrar baştaki fotoğrafa bakıyoruz. Evet, goool!

Reklamlar

Çalışmayan Anneye Dair” üzerine bir yorum

  1. Çalışıyorum,ama çocuklarıma kendim bakmak en büyük hayalim.En güzelini yapıyorsunuz.Çalışmak ömür boyu,ama çocuklarımızın o değerli zamanları çok çabuk geçiyor.Ben de ikinci çocuğuma (vakti saati gelince) kendim bakmak için iş hayatına ara vereceğim.Ve tabi ki bir sürü korkularım var.En başta yukarda bahsetmiş olduğunuz çevrenin acımasızlığı.Bakalım neler yaşayacağız.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s