Erken Yaşta Dil Eğitimi

iki-dil-konusan-cocuklarTuna bu sene kreşe, yuvaya veya anaokuluna gitmedi. Geçen sene üç aylığına yarım gün gitmişti, alışmıştı da ama öğretmeni ayrılınca devam etmek istemedi, ben de bu seneyi kardeşiyle evde geçirmesini daha uygun buldum. Sadece kreşteyken öğrenmeye başladığı İngilizce’yi devam ettirmesini istiyordum. Çünkü çocukların erken yaşta (gerçekten çok erken yaşta) dil öğrenmeye olan yatkınlıkları çok fazla. Bu niyetle araştırma yaparken çıktı karşıma Helen Doron İngilizce Kursu. Dört aydır devam ediyoruz. Çok fazla soran oluyor, memnun musun, nasıl gidiyor, diye. Bu yazı onlara gelsin.

Kurs demek oluşumu anlatmak adına biraz katı bir tabir. Belki İngilizce oyun grubu desek daha yerinde olacak. Çünkü çocuklar eğlenerek İngilizce öğreniyorlar. Ayrıca bunu bir dil eğitimi gibi görmemek lazım. Yani çocuğum İngilizce öğreniyor, eve gelince sorayım da konuşsun, demek biraz yanlış oluyor. Çünkü çocuklar bu kadar erken yaşta farklı bir dil öğrendiklerinin farkında olmuyorlar. Onlar için bu yeni dil, farklı bir iletişim şekli. Bunu şöyle açıklasam daha iyi olabilir. Mesela Tuna dedesiyle, babasıyla veya benimle farklı konuşuyor. Benimle oyuncakçıya gitmişse, “Anne şunlara biraz bakalım, sonra alırız belki, ne dersin?” diyorken dedesiyle gittiğinde “Bunu alalım,” Babayla gittiğinde “Şunu istiyorum,” diyor. Ya da benden onu kucağıma almamı istemezken dededen ve babadan hep istiyor, gibi. Yani çocuk karşısındaki kişiyle özel bir iletişim dili geliştiriyor. Bunu da zaman içinde elde ettiği deneyimlerle ve tepkilerine aldığı geri dönüşlerle sağlıyor. İngilizceyi de aynen böyle öğreniyor. Karşısında sadece İngilizce konuşan bir öğretmen var ve onunla konuşmak istiyorsa bu dili kullanmak zorunda. Bu zorunluluk, öğretmenle keyifli vakit geçirmeye başladığında kendiliğinden işleyen bir süreç haline geliyor.

Helen Doron sistemi çocuğun doğasını anlayarak yaklaşıyor dil öğrenme sürecine. Haftada iki kere katıldığımız dersler 45 dakika sürüyor. Aslında her hafta bir konu işleniyor, ikinci ders ilkinin tekrarı. Fakat eğitimin bir de evde devam eden kısmı var. Her gün iki kere o dönemin konusunun işlendiği çizgi film izleniyor veya cd’si dinleniyor. Böylece derste uygulamalı olarak yaptığı şeyler sürekli tekrarla iyice yerleşiyor. Çizgi filmler müthiş keyifli. Ortada bir şarkı kitabı var, fakat her bölümde mutlaka bir sorun çıkıyor ve şarkıyı bir türlü söyleyemiyorlar. Bu yüzden Paul kitabın içine girip Granny Fix ve Flupe ile birlikte sorunu çözmeye çalışıyor ve sonunda hep beraber şarkıyı söylüyorlar. İlk bölümlerde oldukça yavaş konuşan karakterler, dersler ilerledikçe konuşmalarını hızlandırıyorlar. Cümlelerin çoğu kulağa melodi gibi geliyor. Kelimeleri hatırlamak kolay olsun, diye hep uyaklı bir konuşma var. Doğru telafuz için de çok işe yarıyor bu uyum. Mesela “You are here! Now i see you, my dear.” veya “Let’s go in the car. The answer isn’t far.” gibi. Şarkıların bazıları bilindik İngilizce çocuk şarkıları, bazılarıysa tamamen yeni ve özellikle şarkıların altyapısı özenle düzenlenmiş. Müzikal anlamda da doyurucu yani. Biz cd’yi arabada dinliyoruz. Çizgi filmi de günde bir kere izlemeye çalışıyoruz. Burada bir örneğini izleyebilirsiniz.

Peki biz nasıl faydasını gördük, örnekleyeyim:

Tuna şimdiden sekiz tane İngilizce şarkıyı kendi başına söyleyebiliyor.

Geçenlerde önüme iki tane kitap koydu ve “Which one?” dedi.

Birçok kelimeyi biliyor ve eğer şanslıysak bazen bunları bizimle de paylaşıyor.

Çizgi filmdeki gibi bir durum yaşadıysak, aynı oradaki cümleyi tekrar ediyor. Dün parkta aklına bir fikir gelmiş, bana onu anlatıyor, sonra da diyor ki, “Anne I have an idea, diyicem ben sana, sen de bana How clever, my dear, diyeceksin tamam mı?”

Derse hep çok istekli gidiyor ve çıktığında da “Anne ben İngilizce dersimi çok seviyorum, çok eğlenceli,” diyor. Geçtiğimiz haftaki dersi sınıfın gizli penceresinden izledim ve Tuna’ya hak verdim. Sınıfta beş çocuk ve dünya tatlısı bir öğretmen, hepsinin ellerinde çiçek şeklinde bir sineklik, sınıfta yerlere kartları serpiştirmişler, öğretmen bağırıyor: “Garden!” Hepsi koşturup garden resminin üstüne sineklikle vuruyor. Bu sırada alt alta üst üsteler, çocuklardan kahkaha sesleri yükseliyor. Öğretmen kelimeler söyledikçe bir o yana bir bu yana elinde sineklikle koşturan bücürler.

Hoşuma giden bir diğer özelliği de derste kullanılan bütün materyallerin el yapımı olması. Tuvalet kağıdı rulolarından yapılan dürbünler, karton kutular, kağıt kayıklar sadece benim gördüklerim.

İlgilenirseniz internet sitesi şudur: www.helendoron.com.tr

İki haftadır Sava da bebekler grubuna gidiyor. Şimdilik başlayamayacağız, araya yaz girip de bölünmesin, diye ama Eylül’de onunla da İngilizce macerasına atılacak gibiyiz. Birçoğuna komik geliyor, bebeklerin derse giriyor olması. Fakat bu kurs, 3 aylıktan itibaren öğrenci kabul ediyor :)) Sava’nın deneyimlerini de önümüzdeki günlerde ayrıca yazarım.

Reklamlar

Erken Yaşta Dil Eğitimi” üzerine 9 yorum

  1. Merhabalar
    5.5 yasinda bir kizim var. 2 yildir bir kolejde haftada 5 gun ingiliZce dersi yapiyorlar. Onumuzdeki sene 1. Sinifa baslayacak. Ben devlet okulunda ogretmenlik yapiyorum. Onumuzdeki sene kizimi kendi okuluma goturmek istiyorum. Dolayisiyle ingilizce olmayacak hayatinda. Sizce helen doronun egitimi yeterli gelir mi?

    Tesekkuler

    • Bence hem yeterli olur, hem de çok farklı bir yöntemle ingilizceyle tanışır. Yine de siz helen doron yetkilileriyle bir görüşün, onlar daha iyi bilgi verirler. Sevgiler…

  2. Geri bildirim: 100 oldum… | yazaranne

  3. yazınız oldukça açıklayıcı olmuş. teşekkür ederim.. benim oğlumda 13 aylık. helen doron u hamileyken araştırmıştım ama uyku saatlerimiz sıkıntılı olduğundan bir türlü gidemedik..tuna kaç aylıkken başlamıştı helen doron’a?

  4. merhabalar, maalesef bulunduğumuz şehirde Helen Doron’a ait bir okul yok. Ama yöntemini araştırdık ve çok beğendik. Bazı kitap ve cd setlerini kullandıklarından bahsediyorlar. Acaba bu setleri bulma ve alma imkanımız var mı? Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. İyi çalışmalar:)

  5. Merhaba,
    çok güzel açıklayıcı bir yazı olmuş öncelikle teşekkürler. Az önce 14 aylık oğlum için görüştüm telefonda bilgi aldım ve deneme dersine katılacağım önümüzdeki ay. Ancak derslere kayıt yaptırmak konusunda karar verme aşamasında yaşayacağım tereddütleri öne çektim şuan itibari ile malum konu hassas bebeğim ve onun gelişimi var 🙂 14 aylıkken başlayacağı bu eğitim sizce faydalı olacak küçük çocuğunuzda ki tecrübelerinizi de merak ediyorum. geri dönüş yaparsanız çok sevinirim.

    Sevgiler
    Pelin

    • Merhaba Pelin,
      Biz Tuna ile bu sürece başladık ve sadece bir yıl katıldı. Ondan sonrasında anaokulunda gördüğü İngilizce dersleriyle de gelişimine devam etti. Ama öğrenme hızı helen doron’daki kadar hızlı olmadı elbette. Küçük oğlum için bu sene başlamayı düşünüyorum, 3 yaşında oldu. Daha erken değil de şimdi düşünmemin sebebi biraz Sava’nın mizacıyla ilgili. Çoğunlukla bireysel olduğundan daha yeni yeni grup çalışmalarına katılmaya başladı. Sava’yı bebekken bir süre helen dorona verdiysem de ilgisi dağınık olduğundan çok verim alamadım. Burada size önerim deneme dersinde çocuğunuzun ilgisine bakmanız. İlgilenmiyor ve başka şeylere odaklanıyorsa daha ileri yaşta da deneyebilirsiniz. Dilerim sizin için de keyifli bir süreç olur. Sevgiler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s