“Dört aylık bebek oturtulmaz!” diyenlere gelsin bu yazı.

oturmaBebek büyütenler zaten henüz konuşamayan bir canlının isteklerini yerine getirebilmek gibi zor bir işle uğraşırken bir de bu işi çok iyi bildiğini zannedenlerin öğütleri ile kafaları daha çok karışıyor. Kendi iç seslerini duyamıyorlar ve bir süre sonra her denilene inanır hale gelip hurafelerin hala yaşamasına aracılık etmiş oluyorlar. Eğitimli, eğitimsiz bir çok insandan duyuyorum bu hurafeleri, hatta daha çok eğitimlilerden. Neymiş bebek 6 aydan önce oturtulmazmış, bir yaşından önce yere bastırılmazmış, kemikleri eğrilirmiş, omurgası zarar görürmüş, kucakta taşınan bebek alışırmış gibi daha birçoğu. Madem öyle biraz da bu hurafeler üzerine araştırma yapayım dedim.

Sava yakında beş aylık oluyor ve bir aydır çoğunlukla kucağımızda, bazen de yastıklarla destekleyerek oturuyor. Hatta ayaklarını yere bastırdığımızda adım atıyor ve bundan çok mutlu oluyor. Bunu görenler genellikle “O kadar küçük bebek oturtulmaz, yürütülmez,” gibi uyarılarda bulunmaktan kendilerini alamıyorlar. Ben Tuna’dan biliyordum, ama yine de tazelemek istedim bilgilerimi, bu konuyu biraz araştırdım. Bebekleri erken oturtmanın bir zararı var mı diye.

Bebeğin sırtı ve boyun kasları onu dik tutabilecek kadar güçlendiğinde kendi başına oturabiliyor. Bu da dört ila yedi ay arasında gerçekleşiyor. Dört aylık bir bebeğin kendi başına oturabilmesi için bundan daha önce de oturtuluyor olması gerektiğini tahmin edebilirsiniz. Yabancı sitelerde bebekleri erken oturtmanın olası zararlarıyla ilgili hiçbir kaynak bulamadığım gibi yeni doğan bebeklerin bile oturtulduğu, herhangi bir sorun teşkil etmediği, sadece bebekler için çok rahat bir pozisyon olmadığı için tercih edilmeyeceği gibi bilgilere rastladım. Yerli kaynaklara gelince, eskiden beri söylenegelen bu hurafenin d vitamini eksikliği ile çocuklarda görülen raşitizm kaynaklı kemik eğriliğinin erken oturtma veya bastırma ile açıklanmasından dolayı olduğunu gördüm. Raşitizmde zayıf olan kemikler herhangi bir zorlama olmasa da eğilecekken, bir de zorlamayla karşılaşıldığında daha da eğilebilir. Zamanında insanlar erken oturtulan veya yere bastırılan çocuklarda bu eğrilikleri görmüşler ve kemiklerin bu zorlamalarla eğilebileceğine kanaat etmişlerdir. Halbuki sağlıklı kemik yapısına sahip olan ve düzenli olarak d vitamini alan bebeklerde böyle bir durum olmaz.

Bebek açısından durumu ele aldığımızda, oturmaya hazır olan bebeğin bunun sinyallerini çok net verdiğini görebiliyoruz. Sava ana kucağında yatar pozisyonda duruyorken dik oturma pozisyonuna geçebilmek için kendini zorlamaya başladı. Yere inip ayaklarının üstüne basabilmek içinse neredeyse elzem bir ihtiyaç gibi ağlıyor. Yürütülmeye başladığında ise gülücükleri başlıyor. Tuna on aylıktı yürüdüğünde. Bunun için altı aylıkken başlamıştı bizim elimizden tutup yürüme çalışmaları yapmaya. İlk yürüdüğünde de herkes bacaklarının eğriliğini anlatıp durdu. “Erken yürüyen çocukların bacakları eğriliyor,” dediler. Halbuki bununla alakası yoktu. Tuna’nın bacakları şu anda hiç de eğri değil. Sadece bütün on aylık bebekler gibi anatomik yapısına uygun olarak parantez şeklinde bacaklara sahipti. Bizimki yürüdüğü için daha çok dikkat çekiyordu o kadar. Gelişimi ilerledikçe bu eğrilik kayboldu.

Konuyu araştırırken Dr.Kadir Tuğcu’nun hurafelerle ilgili bir yazısını buldum ve her cümlesine katıldığım için burada paylaşmak istedim.

# Annenin yediğine içtiğine karışılır, ekşi yerse ‘Ayşe’, tatlı yerse ‘Atlı’ doğacağına inanılır. Oysa cinsiyet babadan geçen ‘X’ veya ‘Y’ kromozomuna göre daha ilk anda değişmemek üzere tayin olmuştur.

# Bebek doğduktan sonra anneye bebeğini ‘üç ezan’ emzirmemesi söylenir. Böylece bebek 9-12 saat aç kalacak demektir. Bebeğin ‘hipoglisemi’ye girmemesi için doğar doğmaz emzirilmesi şarttır.

# Anneye ‘al basması’ olmasın diye altın takılır, kırmızı bezler bağlanır; yatağının altına süpürge, makas gibi cisimler konulur. Bu boş işlerin Allah’tan bebeğe bir zararı yoktur, gereksizdir. Al basması dedikleri durum ‘loğusa humması’ denilen mikrobiktir, antibiyotikler sayesinde artık görülmemektedir.

# Memeden gelen ilk ağız sütü denilen ‘kolostrum’ bebeğe verilmez ve toprağa atılır. Bunun sebebi ilk ürünün toprağa verilmesi ile bereketinin artacağı inancıdır. Çok tanrılı dinlerden kalmadır. Oysa ilk ağız sütü bebek için hayatidir, aşı görevi görür.

# Anne sütü sarılık yapar. Genellikle Anadolu hekimlerinin iddiası olup, literatürde sadece 1970’li yıllarda bir makale görebiliriz, hiçbir yerden desteklenmemiş ve ispatlanamamış bir tuhaf makaledir.

# Bebek, göbek düşene kadar yıkanmaz. Günümüzün ezberci tıbbına en güzel örnek budur. Eskiden ‘göbek tozu’ diye bir ilaç kullanılırdı. Bu durumdaki bebek suya girdiğinde bu tozlu sargı ıslanır ve etrafa çok kötü kokular yayılırdı. Artık ‘göbek tozu’ kullanılmadığı için, bebek ilk günden itibaren yıkanabilir.

# Banyoda bebeğin kulağına su kaçması diye bir şey yoktur, kulağa su dökülse bir şey olmaz.

# Meme veren anne çok su içerse sütünün sulu olacağına inanılır. Oysa annenin çok su içmesi gereklidir ama annenin sütü sulanmaz.

# Meme veren anne hamile kalırsa sütü bebeği zehirler. Yalandır. Sadece anne için zor bir durumdur.

# İlk 6 ay bebek oturtulmaz. Oturtulur veya bastırılırsa, ‘geğreği’ batar, kemikleri eğrilir. Böyle bir organ yoktur. Eski insanlar ‘raşitizm’le karşılaştıklarında bunun erken oturtma veya bastırtma sonucu olduğunu zannetmişlerdir.

# Bebek çok kucağa alınmaz, alınırsa kucağa alışır. Bu söz, annenin daha fazla ev işi yapabilmesi için söylenmiştir.

# Peynir, sucuk gibi gıdalar ekmeksiz yenirse kurt yapar. Burada gaye çocuğun pahalı gıdaları çok tüketmemesidir.

# Yazın yumurta yenmez. Afrika 12 ay yaz. Oralarda çocuklar hiç mi yumurta yemiyorlar?

# Kalaysız kaptan yemek yenilirse zehirlenme olur. Bakır kap zehirlemez. İyi yıkanmayan kap zehirler. Aynı zehirlenme alüminyum ve çelik tencerelerde de olur. Ayrıca, günümüzde çok yararlı denilerek bakır ihtiva eden ilaçlar satılıyor.

# Paslı çivi veya teneke tetanos yapar. Yapmaz. Tetanos, Tetanos basili ile olur. Bu bakteri de en fazla at ve diğer geviş getiren hayvanların dışkısında bulunur.

# Çiçek aşısı yapılmadan bebeklere çiçek koklatılmaz. Çiçek aşısı tarihe karışınca bu sözün de ne kadar boş olduğu anlaşıldı.

# Suçiçeği geçiren çocuk yıkanmaz, su değdirilmez. Banyo, suçiçeği kaşıntısının en iyi ilacıdır.

# Ateşli hastalık geçiren çocuğa et yedirilmez. Tam tersi, ateşli hastalık esnasında aşırı antikor yapımı için proteine çok ihtiyaç vardır.

# Pekmez kan yapar. Hayır yapmaz. Esasında hiçbir şey kan yapmaz, vücut kan yapar. Bunun için de hayvansal gıdalara ihtiyaç vardır. Eskiden Türkiye’de şeker fabrikaları yokken, reçel çok kıymetli idi ve evin efendisine saklanırdı, çocuklar heveslenmesin diye “Pekmez kan yapar, siz pekmez yiyin” derlerdi. Maalesef buna inanan doktorlar da vardır. Eski insanlar çocukların et, süt gibi pahalı gıdaları tüketmelerini pek istemezlerdi.

# 40. gün bebeklerin kırklanması. İçine altın atılmış su ile bebeğin 40 defa yıkanması. Hıristiyanların vaftiz merasiminden uyarlamadır, Türkiye dışında hiçbir Müslüman ülkede yapılmaz.

# Yoğurtla balık yenilirse zehirlenme olur. Olmaz. Bu da Musevi adetidir.

Dediğim gibi, her cümlesine katılıyorum. Bu hurafeleri yenmenin en iyi yolu bilgili olmak ve okumaktan geçiyor. Ayrıca yine altını çizerek tekrar tekrar söyleyeceğim, bebeğini anlayan ve kendi iç sesini dinleyebilen anneler zaten en doğru olanı yapacak şekilde hareket ediyorlar.

Reklamlar

“Dört aylık bebek oturtulmaz!” diyenlere gelsin bu yazı.” üzerine 25 yorum

  1. Yazınız tesadüfen karşıma çıktı, tam da zamanında! Oğlum 3,5 aylık ama 1 aydır hafif eğik bir pozisyonda yastıklara yasladığımızda o şekilde durmayı (bir nevi oturma) çok seviyor. Yatmayı hiç sevmiyor. Ben de hep 6 aydan önce oturtulmaz diye duyduğum için çok kısa süre sonra hemen alıyordum kucağıma. Zaten hazır olmasa, kendi kendine kalkmaya, doğrulmaya çalışmazdı değil mi? İçim rahatladı.

  2. Yazılarınızın bir kısmını okudum, akıcı, güzel hatta güzel ötesi blr üslubunuz var. Paylaştığınız bilgiler ve tecrübeleriniz çok değerli. Tesekkür ederim kendi adıma, takipte olacağım sevgiylekalın…

  3. Benim bebeğim 4,5 aylık, anne olmak yeterince sorumluluk gerektiren, zor, vicdan azabı çektiren, sürekli en iyisini yapma eforu sarfettiren birşey… Bir de sayın çok bilenler ve anneyi zorla lohusa depresyonuna sokan hurafeler var. O yüzden sizin de dediğiniz gibi araştırmak önemli ve sağduyu, iç güdü adı her neyse o işte, yavrunuzla beraber öyle bir 6. duyunuz oluyor

  4. Yazi icin tesekkurler. Cok kiymetli bilgiler iceriyor. Dr Kadir beyin bir cumlesini duzeltmek istiyorum: tetanosun nedeni bir bakteridir ve bu bakteri topraktaysa toprak, pasli civideyse evet pasli civi tetanos yapar. Ki pasli civi batmasi nedeniyle. Tetanos olup hayatini kaybeden ve yere dustugu icin topraktan acik yarasina bulasan mikropla tetanos olan iki kisi biliyorum

  5. Yazınızı okudum kesin bilme den bilgi paylaşımı yaptığınız çok açık. Nitekim tetanos çivi paslı tenekeden bulaşır. Doktorculuk oynamak pek hoş değil.

    • Yazıda alıntı yaparak bir doktorun konu hakkında yazdıklarını paylaştığımdan bahsetmiştim. Lütfen ilgili yazıyı inceleyerek bunu yazan doktora doktorculuk oynayıp oynamadığını sorun.

    • Kesinlikle katılıyorum çok haklısınız bazı bilgiler doğru olsada bence bazıları çarptırılarak anlatılmış diye düşünüyorum.

    • Bende size katiliyorum.bu bilgileri kim paylasmissa oldukca hatali oneriler var.bilgi kirliligi hat safhada.okuyan anneler uygularken dikkatli olun.

  6. evet bu hurefe dediklerinizle ben buyutulmuşum ama benim çocuğum oyle inançlarla buyumeyecek ayrıca siz ve sizin gibi bilgilerini paylaşan sağlıklı nesiller yetiştirmek için sizin gibi insanlara daha çok ihtiyaç var bence paylaşmış olduğunuz bilgiler inanın eşim ve benim onemli bilmenizi istedim ayrıca size sonsuz sevgilerimi ve teşekurlerimi iletiyorum sağolun var olun

  7. Selamlar,
    Anne sutu sariligi diye bir olgu vardir.
    Basima geldi, emzirmeyi kesmedim fakat 2 ay civari sarilik surdu yani anne sutu sarilik yapabilir.

  8. Anne sütü sarılık yapmaz aksine anne sütü bebeğin sariligi atlatmaksına yardımcı olur. Bebeğim 4.5 aylık. Ilk doğduğunda sarılık riski oluştu ve doktorum dahil herkes bol bol emzir anlatırsın dediler. Gece gündüz defalarca emzirdim. Emmedigi zaman sütümü sağıp kaşıkla verdim. Atlattık çok şükür. Ayrıca 33 yaşındayım kendimi bildim bileli balıkla ayran içerim ve 1 kez bile zehirlenmedim😊 yani 2 bilgi de benim tarafımda yaşayarak onayladiklarim. Sevgiler🤗

    • Anne sütü sariligi diye bir şey vardır. Arastirirsaniz gorursunuz. Çok küçük bir ihtimal lakin var.evet anne sütü sariliga ilaçtır. Ama bir grupta sariligin artmasina neden olabilmektedir. Bir süre anne sütü kesilip sarilik tamamen geçtikten sonra anne sütüne devam edilmesi sağlanır. Tetanos mevzusuna deginmiyorum bile. Evet yazılanlara katılıyorum ama eskilerle diresip onlara engel olamayip sinir hastası olmaktansa bebege zararı olmayacak kırklamak gibi şeylere müsaade ediyorum artık

  9. Ah bu hurafeler….yeni dogum yaptin yalniz birakamayiz deyip her gün evi asindirip yatmama engel olan hurafeler.insani lohusa depresyonuna sokan dogumun bittiginin farkina vardirmayan hurafeler.kesinlikle kimseyi dinlemeyin.kendi bildiginizi okuyun uygulayin.en sacmasida 40 gün disari cikilmaz puahhhh bir hafta sonra dr kontrolune gidiyosunuz.o zaman cikilabiliyo.amac binbir zorlukla dogum yapmis kadina iskence etmek.yazinizi esimle beraber okuduk ve 3 ay onceki gunlerimiz aklimiza geldi.allahtan biz cok dogru zamanda mudahale edip olasi bi depresyonu engelledik.yaziniz cok samimi icten ve yasanmisliklarla dolu buldum.cok hosuma gitti yaklasiminiz ve sosyal duyarliliginiz.arastirmalariniz ve paylasiminiz icin sonsuz tesekkurler.

  10. Sezaryen olduğum için sutum 3.günün sonunda geldi.bebegim ise 3.günün sonunda tam sarılık olmaya baslamisti ki sutum imdadina yetişti. Ve cok sukur 7.günde sarilik geçti. Benim için anne sütünün tek bir damlasi bile çok kiymetli.resmen kendi sütüme saygı duyuyorum ☺

  11. merhaba benim bebeğiminde 3.ayı bitti kucağıma aldığımda yana doğru eğiliyor düzeltiyorum tekrar kendini yana doğru eğiyor bu oturma eylemimi sayılıyor..???birde bazen kakası yeşil renkte oluyor büyüklerimizin dediği aklıma geliyor geğreği batmıştır.kakasının normale dönmesi icin yüz üstü yatırıp sağ eli sol ayağıyla sol eli sağ ayagıyla birleşmesi lazım bunu gunde 3 defa yaparsak geçermiş ve yaptıgımdada geçti siz böyle bir sey yok diyorsunuz peki kakası neden yeşil oluyor ????

  12. Hepsini de yaptım . 2 aylikti tutunca adın atıyor ve çok mutlu oluyor dy. Bastirdim. Gegregi de batmadı:) 4 aylıkken ben de oturttum her goren kızdı, ama kızım öyle mutluydu. 7 aylıkken sarma içi yemeye başladı. 10 aylık oldu doktorumuz iyi haşlanmış pilavı yoğurtla karıştırıp ver dedi, yoksa aspire olurmuş. Doktorun bunu söylediği zamanlarda benim kızım tost bile yiyordu😂😂her çocuk farklı tabi, ama anne onun nasıl mutlu olduğunu anlıyor bir şekilde, yada onlar güzel anlatıyor. Şimdi kızım 13 aylık oldu, acı ve çok baharatlı olmayan herşeyi yiyor. En çok da brokoli:) buharda yumuşamış brokoliyi özellikle dış çıkarma döneminde tavsiye ederim. İsirdikca keyif ve vitamin alıyorlar:))

  13. Bir çok doğru şey olsa da bir çok saçma olan şey yazılmış. Çiğ sucuk gibi gıdalar ekmeksiz (burada kasıt sırf onunla doymak, çokça yemek yani) yenirse kurt yapar, tetanosa neden olan basil paslı malzemelerde bolca bulunur ki kesilirse bir yeriniz hemen aşısı yapılacaktır, bayat balık ve süt ürünleri birlikte zehirlenmeye neden olabilir (ikisi de çabuk bozulur, az bozuk balık bir şey yapmaz, az bozuk yoğurt bir şey yapmaz, ikisi azar bozuk bir öğünde denk gelirse bir şey yapabilir), kan yapılması için gerekli olan demir pekmezde de ciğerde de bolca bulunur…

    gibi gibi.. çok incelemedim yazıyı daha başka şeyler olabilir ama hurafe yıkmakla ergen çocuklar gibi ana baba ne diyorsa yanlıştır demek arasında çok fark var. her ne kadar birçoğu saçma da olsalar bir çok şey de yüz yılların gözlemine dayanmaktadır ve en azından akılda bulunmasında fayda vardır.

  14. Aynen katılıyorum.Bıktım bu hurafelere inanan cahil insanlarla tartışmaktan.Insana ağız tadiyla bi annelik yasatmiyorlar ya valla bebekle disari cikasim gelmiyor agzi olan konuştuğu icin eve tikilip kaliyorum.2 cocugum var.Ilkini bildigim gibi buyuttum cok da iyi basardim artik susarlar sandim 2.de de sanki ilk defa anne oluyormuşum gibi sacma sapan yorumlar yapti insanlar.Bu millet kesin olarak emin olamadıkları her sacmaliga bir sey uydurmayı cok iyi başarıyor.Cehalet isin kolayi cunku.Bazi doktorlar bile arastirmayi secmiyor.Verem asisindan sonra bebek banyo yapmamali dedikleri de bundan.Halbuki hicbur sakincasi yok.O bolgeyi ovalamamak yeterli.Ayrica da anne sutunden bebege gaz gecmez.Ilk 3 ay bebek zaten gazli olur.Yabanci Tıp makaleleri okuyunca bizim bazi doktorlara hayret ediyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s